30 Haziran 2012 Cumartesi

Yalnızsın

Hangi şişe vursan da dibine kadar,
Anlayabilir ki yalnızlığını?
Kaç şişe, unutturmayı başarsa da,
Söküp atabilir ki yürekten acıyı?
Ya da tutup açsan bir şişenin kapağını,
Onunla açar mı yeniden umutlar?
Başın dönerken, gerçekleri unutup,
Dünya gerçeğini değiştirip durur mu?
Silip atabilir mi yaşadıklarını,
Her bitirip attığın şişe?
Yalnızsın, çaresizsin...
Kaç şişe derman olabilir derdine?
Ya da kaç, kaç işte
Nerde bırakabilirsin hatıralarını?
Hiç yaşanmamış gibi yaşayabilir misin?
Kaç fersah yolsöndürecek yangınını?
Yalnızsın, çaresizsin...
Ya da bırak herşeyi olduğu gibi
Yaşamayı da bırak.
Kabusların kemirmeyecek mi seni,
Elbet yorgun düşüp uyuduğunda?
Ya da mutlu bir düşten sonra
Kavulmayacak mı yüreğin gerçeklerle?
Yalnızsın, çaresizsin işte,
Yapabileceklerini yaptın.
Yaşanabilecek her acıyı,
Bir kez değil, binlerce kez tekrar yaşadın.
Kabul et artık.
Vursan da dibine şişelerin,
Alıp başını gitsen de,
Çıkmasan da evinden, herşeyi bırakıp,
Yaşayacaksın bu acıları.
Ve bir gün biri kapını çalınca,
En baştan alacaksın yalnızlığını.

Duygu Şener
24/03/2009