12 Temmuz 2012 Perşembe

Sevgiliyle Aynı Evde Yaşamak

İnternette gezinirken bir yazı dikkatimi çekti ve çok hoşuma gitti. Ekşi Sözlük'te paninormanperisi yazmış. Sizinle de paylaşayım;

"bu söz konusu ev sevilen, rahat ve huzur veren bir mekan ise, kırk yılın başı dışarı çıkılan gecelerde, sinemaya gidilen akşamlarda "amann, evde içerdik şarabımızı", "amann, azıcık bekler dvd'sini alırdık" filan gibi şeyler demeye sebep olabilir.

temizlik, faturalar, tamirat vs. hepsi ama hepsi teferruattır; bunlar yüzünden kavga çıkıyorsa, ev işlerinde biri diğerinin emeğini suistimal ediyorsa, evi döndürmek için gerekli lojistik ayrıntılar gerginlik yaratıyorsa o ilişkiye bir daha, dikkatle bakmak gerekir. çünkü birlikte yaşamaktan tad alabilmek için iki tarafında da evi "yuva" bellemesi; bulaşığı yıkarken de, çamaşırı asarken de bunu düşünmesi gerekir. 

evi temiz ve düzenli, buzdolabını dolu tutmak; tencerede bir kap sıcak yemek ve demlikte tıkırdayan çayın olması; tertemiz çarşaflar, tütsü kokusu, sıcacık bir ortam, cicili bicili eşyalar, silinmiş mutfak tezgahı ve evi alalade bir yer olmaktan mabet olmaya taşıyan daha nice minik ayrıntı evde yaşayan iki sevgilinin de görevidir, cinsiyeti olmaz çünkü geç gelen kim olursa olsun evde leziz yemek kokuları duymak, yuvaya kavuşmanın huzurunu duymak herkesin hoşuna gider.

ha bir de sevgiliyle aynı evde yaşamak, kendi kocaman yatağınızda sevişmektir, "boş ev" ararken helak olmamak ve her daim kendi banyonuzda duş almaktır; salonda porno izlemekten yatak odasında şarap içmeye kadar her şeyi ama her şeyi yapabilmektir, tek sınır hayal gücünüzdür. bir de, her zaman söylüyorum; sevgilinizi tanımanın tek yoludur. kadınlar saçları fönlü değilken ve pijamalıyken de seksi olabilir; erkekler dizi çıkmış eşofmanla da romantik olabilir. "sevgililer gününde çiçek almadı" diye anıra anıra ağlama mertebesinden akşam siz çalışırken size getirdiği bir fincan çayın yanına koyduğu bir küçük kurabiyeyi görüp tekrar o adama aşık olma mertebesine yükselmenize vesile olacaktır.
                                                                               (paninormanperisi, 14.02.2011 13:55)"

Evet aynen tam olarak böyle bir sistem olmalıdır sevgiliyle aynı evde yaşamak. Nolur dışarı çıkalım diye ağlamak, çok canım sıkıldı bir yerlere gidelim diye inlemek olmamalıdır. İşten, okuldan, garip ortamlardan biran önce kendinizi atmak istediğiniz yer olmalıdır. Dışarda film izlemek yerine, evde patlattığın mısırla sevgilinin koynunda yarı uyuklayarak izlemek olmalıdır. Evde sevgilinizi tek başına bıraktığınızda düşündüğünüz şey "aman allahım kim bilir evi ne halde bulucağım" değil, "daha fazla dayanamayacağım" diyerek yanına koşmak, o huzura erişmek olmalıdır.

Sizce de öyle değil mi?

Saygılarımla;
Duygu Şener