7 Ekim 2012 Pazar

Coco Chanel

Gabrialle "Coco" Chanel (temsili)
Modaevinde, ünlü aynalı merdiveninde, 1 Mart 1954

Bu resmi yaparken epey zorlandım. Zorlandığım konu yaptığım resim değil, resmini yaptığım insanı anlatmanın zorluğuydu. Uğruna kitaplar yazılan bir kadını, bir blog yazısına nasıl sığdırabilirdim ki?

Coco Chanel

" yirminci yüzyıla damgasını vurmuş modacı, kendi kurallarından asla ödün vermeyen stil ikonu, dönemin modasını yerle bir eden devrimci tasarımcı, uğruna hayatlar ve servetler harcanan karşı konulmaz sevgili, zenginliği ve ünü ölçülemeyen patroniçe, geçmiş acılarını peri masalına çeviren prenses, inatçı ve korkusuz kız çocuğu."

diyerek kısaca özetlemiş Alfonso Signorini, Gabrialle "Coco" Bonheur Chanel'ın biyografisini kaleme aldığı Chanel Rüya Gibi Bir Hayat (Chanel Una Vita da Favola) adlı eserinde. Ama elbette bu da yeterli değil, olamaz.

19 Ağustos 1883'te Saumur, Fransa'da dünyaya gelen Gabrialle, Albert ve Jeanne'nin ikinci kızları olarak dünyaya geldi. Ablası Julie ve kendisinden küçük üç kardeşi daha vardı; Alphonse, Antoinette ve Lucien. Sorumsuz bir seyyar satıcı olan babası Albert, hastalıkla mücadele eden Jeanne öldükten sonra kızları Julie, Gabrialle ve Antoinette'yi Aubazine'de bir manastıra terk ederken, erkek çocuklarını çalıştırmak için yanına aldı. Gabrialle henüz 12 yaşındaydı;

"Mutlu değilim. Hiçbir zaman da olamayacağımı hissediyorum. Ama yemin ediyorum; hayatımı sızlanarak geçirmeyeceğim."
Manastırda katı bir terzilik eğitimi alan Gabrialle, yaşıtı olan halası Adrienne ile bir butikte terzi yamağı olarak çalışmaya başladılar. O günlerde butiğe sık gidip gelen Teğmen Etienne Balsan ile görüşmeye başlamıştı.  Etienne ile beraber bir akşam gittikleri Cafe Chentat'ta iddalaşma üzerine söylediği "Qui qu'a vu Coco dans I'Trocadero?" şarkısı herkes tarafından çok beğenilince Etienne'nin Gabrialle sarılıp dediği gibi; "şunu bilmelisin ki; bugünden itibaren sen benim için Coco olacaksın." ve öylede oldu. Gabrialle'nin adı o günden sonra Coco olarak anılacaktı.

"Şans, var olma biçimidir. Şans, küçük insanlara uğramaz. Şans, benim ruhumdur."
İlk finansörü Etienne Balsan oldu ve Coco Chanel ilk şapkalarını yapıp, sosyetenin önünde sunma fırsatı buldu. Ardından 1908'de ingiliz asıllı Kaptan Arthur Edward "Boy" Capel ile tanıştı. Etienne Balsan ve Boy Capel, Coco'nun aşkı için kıyasıya bir rekabete girdi ve Boy kazandı. Daha doğrusu Coco, Boy'u tercih etti. Boy Capel'de Ethienne Balsan gibi Coco'nun hem sevgilisi hem finansörü oldu. Coco hiçbir zaman evliliği düşünmemiş olduğunu söylese de, bence Boy'la kendi parasını kazanan özgür bir kadın olarak evlenmeyi düşlüyordu. Fakat olmadı. Boy başka bir kadınla evlendi ve Gabrialle "Coco" Chanel o günden sonra matmazel ünvanından vazgeçmemeye yemin etti.

Gabrialle hiç evlenmedi ancak; zengin Teğmen Etienne Balsan'a aşık olup Fransız sosyetesine girmesinden, kendi tasarımlarıyla inanılmayacak bir servetin sahibi oluşuna; Boy Capel, Rus besteci ve piyanist Igor Stravinsky ve Westminster Dükü ile yaşadığı derin aşklarıyla Coco Chanel hayatına bir sürü başarı ve anlam yükledi. Yazar Cocteau, ressam Pablo Picasso, Birleşik Krallık Başkanı Winston Churchill gibi kişilerle kurduğu dostluklarla rüya gibi bir hayat yaşadı.

"Canın cehenneme! Yatak ölüm döşeğidir. Ben çok yatakta yattım ama bunları ya uyumak ya sevişmek için kullandım. Beni bir yatakta görürsen anla ki ölmeye karar vermişimdir."
10 Ocak 1871'de 87 yaşında öldüğünde, bahar koleksiyonunun üzerinde çalışıyordu ve Hotel Ritz'deki odasına vardığında bedeni artık bir otuz yıl daha çalışamayacak kadar yorgun düşmüştü.

Coco Chanel'ı burda üstün körü anlatmak olacak iş değil. En iyisi siz kitabını alıp okuyun ya da başrolünü Audrey Tautou'nun oynadığı 2009 yapımı Coco Chanel'den Önce (Coco avant Chanel)'i mutlaka izleyin derim.
          


Saygılarımla;
Duygu Şener

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Yorumlarınız: