12 Ekim 2012 Cuma

Hoşgeldin Kadınım

Hoşgeldin kadınım benim hoşgeldin
yorulmuşundur;
nasıl etsemde yıkasam ayacıklarını
ne gül suyum var ne gümüş leğenim var,
susamışsındır;
buzlu şerbetim yok ki ikram edeyim
acıkmışsındır;
beyaz ketenli örtülü sofralar kuramam
memleket gibi yoksuldur odam.

Hoşgeldin kadınım benim hoşgeldin
ayağını basdın odama
kırk yıllık beton, çayır çimen şimdi
güldün;
güller açıldı penceremin demirlerinde
ağladın;
avuçlarıma döküldü inciler
gönlüm gibi zengin
hürriyet gibi aydınlık oldu odam...

Hoşgeldin kadınım benim hoşgeldin.

Nazım Hikmet