16 Kasım 2013 Cumartesi

Sayılarla Cinsel İstismara Uğramış İnsanların Hikayeleri

Surviving in Numbers isimli Tumbler sayfasında paylaşılmış bir kaç tane cinsel istismar ve tecavüze uğramış mağdurlar, belki de daha önce kimseye anlatmadıkları hikayelerini, sayılarla anlatıyor. Bazılarının sayısı bilinmiyor, bazı sayılar küçük ama yüklendikleri değerlerle çok büyük bir trajediyi gözler önüne seriyor.

İşte bazıları;



Birşeylerin yanlış olduğunu anladığım yaş : 5
Onun yaşı: 26
İlk defa birisine anlatıığım yaş: 35
Korku ve öfke ile geçirdiğim yıl: 30
Artık anlatmaya başladığımdan beri konuştuğum kişi sayısı: Çok
Aileden anlattığım kişi sayısı: 0 (Sıfır)

Ailemden 4 kişiye anlattım...
Onlarsa bana, şu an defolu olduğumu ve bunu aile içinde bir sır olarak tutmamız gerektiğini söyledi...


"Neden polise gitmedin?"
- Herhangi birine söylemeden geçen zaman: 1.5 Yıl
- Toplamda söylediğim kişi sayısı: 75+
- Kaybettiğim arkadaş sayısı: Sayısını unuttum...


Bana ettiği tecavüzlerin sayısı: Yüzlerce
Anlattığım kişi sayısı: 3
Üzerimde bıraktığı fiziksel yara ve izlerin sayısı: 9
Kendi kendime bıraktığım yara ve izlerin sayısı: 76
Onu suçlu bulmayan devlet görevlisi sayısı: 5
O Benim Babam..


"O senin en iyi arkadaşındı, ne yani sen istemedin mi?"
Kalbi kırık 1 baba, 100lerce kendi açtığım yara, 1 mahkeme salonu, bir süre sonra verilen ceza, ve hala "HİÇ OLSUN İSTEMEDİM"


Bekaretimi kaybettiğim yaş: 5
Çektiği fotoğraf sayısı: Çok
Gerçekten ne olduğunu söylediğim yaş: 20
Gittiğim terapist sayısı: 12
Dinlediğim terapist sayısı: 1
2 yeme bozukluğu, birkaç yara, bir okyanıs dolusu gözyaşı ve sayısız kötü hatıra ardından sonunda kim olduğumu keşfediyorum.
Ayakta kaldım ve daima kalacağım...

9 Kasım 2013 Cumartesi

Yakışık

Hatırlıyor musun sahildeki Moda parkında bir bankta oturmuştuk. Deniz önümüzdeydi ve sen dizlerimde yatıyordun. Nisan'dı ve biraz güneş vardı, biraz rüzgar esiyordu. Ben saçların arasından geçen rüzgarı sevip, kirpiklerinde beliren güneş halkacıklarını seyrediyordum. Sen huysuz huysuz homurdanıyordun.

Ben seni tüm doğallığınla sevdim. Daima soğuk koca burnun, yumurta kafan, sıska bedenin, her şeye muhalefet tavrın, dizi çıkmış lacivert eşortmanlarınla sevdim. Tüm doğallığınla, tüm kusurlarınla sevdim seni. Dünyanın en yakışıklı erkeği değildin belki ama dizlerime en çok sen yakışıktın.

Burnunu boynunda ısıtabilecek birin olsun bari, kış geliyor, aklım kalmasın.

Duygu Şener'13

8 Kasım 2013 Cuma

Kaçak Göçek

Nereye gittiği belli olmayan bir otobüsün kaçak yolcularıydık biz ve ben yine de sevdim seni. Bir başkası sevebilir miydi seni öyle? Bir Mart gecesinin tiz soğuğu, bir başkasını yakınlaştırabilir miydi, seni bana yakınlaştırdığı gibi? Ya durakta anlaşılsaydı kaçaklığınız, benim gibi elinden tutup uzaklaşabilir miydi, yüzünde kocaman bir gülümsemeyle, alay eder gibi dünyayla?

Adını bile doğru düzgün bilmediği bir adamı taşır mıydı yanında, sonunu bilmediği bir yolda? Biraz önce bir barda çarpıştığı bir adamın yüzünü, senin bile şaşırabileceğin bir sevgi ile tutup ısıtabilir miydi? Ben mi sana çarptım, yoksa sen mi karşıma çıkmıştın? Peki, benim karşıma çıktığın gibi çıkabildin mi bir başkasının karşısına?

Ben sende tattığım sonsuz özgürlük hissini, yalnızlığımda dahi tadamadım.


Duygu Şener
Bilmemhangigününhangisaati 2013