22 Ocak 2014 Çarşamba

Deli Kız

Deli kadınlar güzel sever! Çok özler! Tutkulu aşıklar dır! Eminim hepinizin yolu bir biçimiyle bu kadınlarla günün birinde bir yerde kesişmiştir. Kiminiz cesaret edip yaklaşmış, hatta onlara dokunmuş, kiminiz uzaktan hayran hayran bakmakla yetinmiş, kiminiz de gördüğünüz de üzerinize bok sıçramış gibi irkilmişsinizdir.

Bu sonuncu grup lütfen bu yazıyı okumasın onlar için ne yazılsa nafile. Onlar sigorta poliçesine çevirdikleri hayatları, sözleşmeli ilişkileri, heyecandan uzak ve asla riske atmadıkları birbirinin uzantısından ibaret yaşamlarıyla kendilerine benzeyen eli yüz temiz, saçları her daim taranmış, gülmeyi bile hafife alan her daim dersleri okulun en yüksek notuna sahip robot yaratıkları çoğaltmaya devam etsinler! Hatta dünyayı yönetsinler! Sizler ilk iki grup aşağıya gelin eğleneceğiz!

İlk grup deli kadınlara aşık olan ve hayatının bir döneminde bir şekilde sevdanın kanadına bu sayede dokunmuş en talihli yaratıklardır! Eğer onlarla yaşamayı başarabilmişlerse (ki bu imkansıza yakın bir ihtimaldir) bu şanslarını hayatlarının uzun zamanına yayıp yeryüzünde hem cenneti, hem cehennemi dibine kadar üstelik bazen birkaç saat içinde ardarda yaşayan ve farklılığının farkında olup, elindeki hazineyi en iyi şekilde saklayan erkeklerdir. Bu erkekler üçüncü grubun tezine göre gereğinden fazla “mezhebi geniş” diye tabir edilip toplumun çok az bir kısmını oluştursalar da, birinci grubun evinde dönen dolapları ve başkalarına sattığı ahlak kavramın altındaki ahlaksızlıkları en az deli sevgilisi kadar bildiğinden olsa gerek, tınlamaz bile! Birlikteliğin ilk aylarında eğer yaşanan krizleri doğru yönlendirebilip, deli kadının başı boş ve gürül gürül akan suya benzeyen enerjisini sevdasıyla örebilip, ilişkinin hayrına bir enerjiye çevirebilmişse yeryüzünde “Nur”u bulmuştur artık. Baktığında bir tek kendisinin gözleri kamaşmayan bir ışığın içinde yaşar gider!

Deli kadınlar iddia edilenin aksine toplumun en zeki kadınlarını oluştururlar. Onlarla yola çıkmanın ön koşulu alabildiğince dürüst olmanızdır. Çünkü farklılığın getirdiği enerji aynı zamanda kimsede olmayan bir sezgiyi de beraberinde hediye etmiştir ona “deli sezgisi!” emin olun onun aklınızdan geçenleri okuma yeteneğine çok kısa bir zaman içinde teslim olmaktan ve yol yürünecekse sonuna kadar dürüst olmaktan başka çare yoktur!

Bir gün uyandığınızda sizi boğazlamaya çalışırsa öncelikle kendiniz onun öldüremeyeceği bir yere atın ve hemen savunmanızı hazırlayın! Çünkü yine bilinenin aksine iddia edildiği gibi “durduk yerde asla sinirlenmezler!” ve o boyutta sinirlenmişse insani yanınızı acilen sorgulayın. Ve size tavsiyem kendisini ikna edecek bir savunmanın yanında mutlak olarak suçunuzu kabul etmeniz ve bir daha yapmayacağınıza söz vermeniz ışıklı yolda yürümenizi kolaylaştırabilir. Şimdi siz “suçum yoktu” dersiniz ama sizi temin ederim hiçbir “deli kadın” durduk yerde sinirlenmez! Kessin fark edemediğiniz ve ileride keşfedeceğiniz ciddi bir suç işlemişsinizdir. Önemli olan bu suçunuzun sizi ondan mahrum kılmamasıdır. Nasılsa zaman “deli kadın”ı haklı çıkaracak…

Deli kadınlar dümdüz kadınlardır. Hileye hurdaya ihtiyaç duymazlar. Sizden bir şey istediğinde hiçbir ayak oyununa yada hesaplamaya gerek duymadan ister! Bir şeyi reddettiğinde de bunu yine aynı düzlükte reddeder öldür Allah ikna edemezsiniz! Çünkü sizin dünyanızın gücü onu ikna etmeye yetmez! Dedik ya; zaman mutlaka deli kadını haklı çıkaracaktır!

Para, pul, kariyer, kimlik, ulus, sınır, çocuk, ev, mal, mülk vs. ile asla işi olmaz! Bu açıdan ulussuzdurlar onları dünyanın neresinde görürseniz görün şıp diye tanırsınız. Çünkü ne kahkahaları tutsak, ne gözyaşları sınırlı, ne arzuları mahpus, ne öfkeleri prangalıdır. Bu duygu durumlarından her hangi birini her hangi bir mekanda, kişi sayısı fark etmeksizin tak diye önünüze koyarlar! Size düşen o an yaşanacak olan neyse tadını sonuna kadar çıkarmaktır. Sevişecekse orta yerde sevişecektir sizinle, dövüşecekse yine orta yerde! Kaçacak deliği fareler arasın! Bir deli kadının asla yapmayacağı tek şey duygularını bastırmaktır!...

Analarınızın pek gözü tutmaz onları! Size hizmet hürmet edip, siz kapıdan çıktıktan sonra bacadan aldığı fantezileriyle hayatınıza şaibe sokan falancanın efendi ve mazlum kızları, kocalarına kölelik ve çocuk için her daim hazırken ne işin olur a oğlum elalemin delisiyle. Al bu kızı! Bak yanakları elma gibi, dişleri porselen! Hayatın boyunca aynı yatağın aynı tarafında yatıp, arada bir göreve dönüşmüş cinsel hayatında aynı pozisyonda sevişip aynı çocuklardan doğur dur! Sen çalış o biriktirsin, ev al, yırta yırta hayatının çeyreğinde taksit öde. Akıllı kız bak boğazından kesip sana yardımcı olacaktır, hatta hiç tatile çıkma aynı mahallede ömür bitir, sonra bir araba da al bir çeyrekte de onun taksidini öde dur. Daha bitmedi çocuklar büyüdü eğitimi var, daha yuva kuracaklar! Ha sabrına kuvvet aslanım! Çalış, koştur, öde, onlar evdeki en büyük destekçin! Köleliğinin en sağlam prangaları!

Oysa bu delinin elinden tutarsan o bilir ki; ihtiyaç fazlasını biriktirmek doğadaki canlılarda bir tek insanın işidir! Deli kadın için her yer teninin çarmıhına asılacağı yatak odasıdır! İster dağın başı, ister bir ağacın kovuğu ya da gürül gürül akan bir şelalenin altı! Onu asla o pahalı aptal restorantlara sokamazsın, diyelim ki soktun hepsi hiperaktif olduğu için asla orada tutamazsın. Diyelim ki tuttun, gece boyunca anlamsız hareketler içinde kasım kasım kasılan insanlara bakıp alay edeceği için hele bir de bir kadeh içki içmişse dayak yemen kaçınılmazdır! İyisi mi sen onu alıp ait olduğu yere doğanın bağrına götür. Bir tek papatya, tek bir kelebek bile ayaklarını yerden kesecek mutluluğu ona bahşedecektir! Deli kadın için paranın hiç önemi yoktur! Bulursa hepsini yer, bulmazsa aç kalır. Öyle cinsiyetinden mütevellit görevlendirmeler yapıp, bul getir kölesi haline getirmek ananızın akıllı gelinlerinin işidir. Deli kadın bir biçimiyle başının çaresine bakar! Hatta sizin başınızın da! Bundan dolayı da ne övünür ne yerer!

Ömrünüzün bir bölümünde ona denk gelmişseniz, hele hele sevgiliniz olmuşsa siz artık tutkuyu tanıyan Allah’ın sevgili ve ender kullarından birisinizdir! Öyle bir sever öyle tutkuyla bağlanır ki size, kısa bir süre sonra sizden kendine “şehvetin peygamberi” yaratıp çıkar işin içinden! Siz bile şaşırırsınız, bedeninizde ve ruhunuzda hızla gelişen güzelleşmeye. Deli kadınların elleri güzellik saçar! Kime dokunsa hemen fark edilir! Bu yüzden bir süre sonra orası burası oynayan erkeği kıç üstü bırakıp gider. Ondan kalan enerji bir süre götürse de solar gider bizim erkekcik, deli kadınımız o saat ışıklı ve mübarek elleriyle başka birini çoktan peygambere çevirmiştir bile! Size kalan hayatınız boyunca bir daha asla denk gelemeyeceğiniz rengarenk kelebeğin düşleriyle avunmaktır! Çıta da yükselmiştir artık. Sıradışıların o sınırsız dünyasında hazzın dehlizlerinde gezinen biri için çok da kolay olmasa gerek toplumsal normlardaki bir hayata dönmek? E ne diyelim kardeşim kolay gelsin! Keşke efendi efendi oturup yeryüzünün lanetlileri arasına girmeseydin.

Deli kadının ruhu hızla dönen ve her renge bürünen bir ışıklı küreye benzer! Bu bazen bedenine de yansır. Gece kollarınızda tüm tutkuyla sardığınız sarışın sevgiliniz bir bakarsınız öğlen esmer olup çıkmıştır karşınıza! Uzun saçlarına bayıldığınızı ısrarla yenilemenize rağmen bir gelir dikilir erkek traşı! Şoka girer ne yapacağınız şaşırırsınız. Yok yok şaşırmayın! Formül basit: Deli bir kadın sizi yaptığınız suçlar karşısında cezalandırırken sevgilniz de en sevdiğiniz şeyleri yok ederek işe başlayacak kadar akıllıdır! Eğer buna rağmen kendinize çeki düzen vermezseniz, bir gece açık yatak odasının camından aşağı baktığınızda size tüm o hazları ve sevdayı yaşatan bedeni betonun üzerinde sizden sonsuza kadar intikam alarak yatar!Şimdi kocaman bir “Baz”dır ruhu! Sonsuza kadar özgür!

Hasılı ilk grubun işi her zaman ikinciye göre kolaydır! En azından cesaret edip içine dalmıştır girdabın! Ya batar ya da çıkar ölümsüzlük otu elinde!

İkinci grup, hayatı boyunca dönen kıvrılan bu ibrişim şalı öyle uzaktan aval aval, platonik takılarak seyreder. Asla yaklaşacak kadar cesareti toplayamaz.Bu arada muhtemel sıradan dümdüz bir eş ve öyle bir hayat edinip,rüyalarını deli kadın fantezileriyle süsler!Sabah uyandığında neye uyanacağının ayırdında ve acısında olarak! Aslında üzülesi yaratıklar olmakla ve deli kadınlar bunları ilk gördüklerinde tanımakla beraber hiçbir zaman bu adamları bakkalı olarak bile hayatlarında istemezler. Çünkü deli kadının şiarı bellidir „At binenin! Kılıç kuşananın!”

Hasılı; üçüncü grup için çok şey yazılabilirdi ama bir deli kadın olarak o grubu üzerinde iki kelam edecek kadar bile kaale almıyorum.

Kejê Bêmal

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Yorumlarınız: